Gaybubet Şehri
Die Stadt der Abwesenheit – Kumbaracı50
Die deutsche Beschreibung finden Sie weiter unten auf der Website.
“Biz nasıl oldu da bu kadar yalnız kaldık? Biz bunca komşuyla, bunca ahbapla, buncaömürlük memleketimizde nasıl oldu da bu kadar yalnız kaldık?”
Türkiye tarihinin üç farklı travmatik döneminden üç farklı kadın. Muzaffer çırak Manoli,intihara meyilli kimyager Leman ve mazbut terzi Mediha. Beyoğlu ve çevresinde esnaflıkeden bu üç kadının öyküsü, yine kendileri gibi esnaf olan, Türkiye’nin ilk kadın stüdyofotoğrafçısı MaryamŞahinyan’la kurdukları ilişkiler üzerinden birleşiyor.Kaderleri ve kişilikleri yaşadıkları tarihsel dilimlere göreşekillenen bu üç kadın, kimi zamanazınlık olmanın, kimi zaman erkekler dünyasında var olmaya çalışmanın, kimi zamansadece sevilmek ihtiyacının mücadelesini veriyor. Her karakterin kendi dışlanmahikayesine tanıklık ettiğimiz oyun, bir yandan “öteki” kavramına çok boyutlu bir bakışgetiriyor, öte yandan Türkiye’nin farklı dönemlerinde kadın olma hallerini de mizahi bir dilletakip ediyor. Sahnede yaratılan dinamik anlatı evrenine, bu anlatıyı tamamlayan, yapayzeka ile üretilmişbir fotoğraf evreni eşlik ediyor.
Yazan: Burçak Çöllü
Metin Düzenleme ve Dramaturji: Sanem Öge
Yöneten: Sanem ÖgeIşık
Tasarımı: Yiğit Sertdemir
Foto-Enstalasyon Tasarımı: Sanem Öge, Göksu Karamahmutoğlu
AI İmaj Üretimi: Yiğit Sertdemir, Sanem Öge
Müzik: Burçak Çöllü
Kostüm Danışmanı: Başak Özdoğan
Yönetmen Yardımcısı: Göksu Karamahmutoğlu
Oyun Fotoğrafları: Murat Dürüm
Oynayanlar: Ceyda Akel, Gülhan Kadim, Özlem Türkad
Yapım: Kumbaracı50 & İstanbul Tiyatro Festival
„Wie um alles in der Welt sind wir nur so einsam geworden? Bei so vielen Nachbarn, so vielen Freunden, in dieser Heimat, in der wir unser ganzes Leben verbracht haben … wie konnten wir nur so allein enden?“
Die Wege dreier Frauen aus drei unterschiedlichen Epochen der türkischen Geschichte kreuzen sich durch Maryam Şahinyan, die erste Studiofotografin der Türkei. Vor dem Hintergrund von Beyoğlu beschäftigt sich das Stück mit der Identität von Minderheiten, dem Überleben in einer von Männern dominierten Welt und dem universellen Bedürfnis nach Liebe. Durch die Kombination von Humor mit ergreifenden Geschichten über Ausgrenzung bietet es eine facettenreiche Perspektive auf das Frausein und das Konzept des „Anderen“, ergänzt auf der Bühne durch ein immersives visuelles Universum aus KI-generierten Fotografien.
Autorin: Burçak Çöllü
Textbearbeitung und Dramaturgie: Sanem Öge
Regie: Sanem Öge
Lichtdesign: Yiğit Sertdemir
Design der Fotoinstallation: Sanem Öge, Göksu Karamahmutoğlu
KI-Bildgenerierung: Yiğit Sertdemir, Sanem Öge
Musik: Burçak Çöllü
Kostümberatung: Başak Özdoğan
Regieassistentin: Göksu Karamahmutoğlu
Inszenierungsfotos: Murat Dürüm
Darstellende: Ceyda Akel, Gülhan Kadim, Özlem Türkad
Produktion: Kumbaracı50 & Istanbuler Theaterfestival
In türkischer Sprache mit deutschen Übertiteln.
Gefördert durch das Ministerium für Kultur und Wissenschaft des Landes Nordrhein-Westfalen.
Informationen
Ort
Theater an der Ruhr
Akazienallee 61
45478 Mülheim an der Ruhr